Neml Suresi 16. ayette anlatılan "kuş dili öğretilmesi"nin anlamı nedir? Kuş dili bilince ne oluyor ve ne işe yarıyor?

# Neml Suresi 16. ayette anlatılan “kuş dili öğretilmesi”nin anlamı nedir? Kuş dili bilince ne oluyor ve ne işe yarıyor?

Soru 12 Punto14 Punto16 Punto18 PuntoYazdır[](http://www.sorularlaislamiyet.com/page_advice.php?title=Neml Suresi 16. ayette anlatılan “kuş dili öğretilmesi”nin anlamı nedir? Kuş dili bilince ne oluyor ve ne işe yarıyor?&url=http://www.sorularlaislamiyet.com//subpage.php?s=show_qna+and+id=90978)[Favori Sorularıma Ekle](http://www.sorularlaislamiyet.com/page_addbookmark.php?title=Neml Suresi 16. ayette anlatılan “kuş dili öğretilmesi”nin anlamı nedir? Kuş dili bilince ne oluyor ve ne işe yarıyor?&url=http://www.sorularlaislamiyet.com//subpage.php?s=show_qna+and+id=90978)
Kullanıcı Adıanonim Sorulma Zamanı08-Mayıs-2009 - 11:12:37
Soru
Andolsun ki Biz, Dâvûd’a ve Süleyman’a ilim vermişizdir. Onlar, ‘Bizi mü’min kullarının birçoğundan üstün kılan Allah’a hamd olsun’ dediler. Süleyman Dâvûd’a vâris oldu ve dedi ki: ‘Ey insanlar! Bize kuş dili öğretildi ve bize her şeyden (nasip) verildi. Doğrusu bu apaçık bir lütuftur.” (27/Neml, 15-16) Ayette anlatılan, kuş dili konuşmanın anlamı nedir? Kuş dili bilince ne oluyor ve ne işe yarıyor?
Cevaplanma Zamanı14-Mayıs-2009 - 10:07:06
Cevabımız

Değerli Kardeşimiz;

Kuş dilini bilen Hz. Süleyman bu sayede, Hüdhüd isimli kuşu yer altından su çıkarmakta kullanmış, ordunun suyunu temin etmiştir. Sebe’ kraliçesine Hüdhüd ile mektup göndermiş ve sonuçta onların iman edip teslim olmalarına vesile olmuştur.

"Süleyman Davud’a vâris oldu ve dedi ki: Ey insanlar! Bize kuşdili öğretildi." (Sebe, 34/16) meâlindeki âyet ile, “Toplu halde kuşları onun (Davud’un) emri altına vermiştik.” (Sâd, 38/19) meâlindeki âyet, Hz. Davud (a.s) ve Hz. Süleyman (a.s)'a çeşitli kuşdillerinin öğretilmesi yanında o kuşların hangi işe yaradıklarını gösteren istidat ve kabiliyet dilleri ve hünerlerinin de öğretildiğini ifade etmektedir. (bk. Sözler, 270)

Madem yeryüzü, Rahman olan Allah’ın bir nimet sofrasıdır. İnsanın şerefine kurulmuştur. Öyle ise, o sofradan istifade eden diğer hayvanlar ve kuşların çoğu insanın emrine verilip ona bir nevi hizmetkâr olabilir. Nitekim Allah’ın lütfüyle, en küçük canlılardan sayılan bal arısı ile ipek böceğinden hârika bir tarzda istifade edilmektedir. Yine güvercinlerin bazı işlerde kullanılmaları ve papağanların konuşturulması gibi, insanlık medeniyetine güzellikler katan işler başarılmıştır.

Bu yapılanlar gösteriyor ki, eğer insanoğlu çalışır, diğer canlıların ve kuşların kabiliyetlerini ve hünerlerini öğrenirse, onlara çok önemli işler gördürebilir. Meselâ: Çekirge âfetinin istilâsına karşı, çekirgeyi yemeden mahveden sığırcık kuşlarının dili bilinse ve harekâtı tanzim edilse, ne kadar faydalı bir hizmette ücretsiz olarak istihdam edilebilirler.

İşte bu âyetler, kuşlar gibi bazı canlıları, telefon ve fonograf gibi, bazı cansız âletleri konuşturmanın faydalı yönlerine dikkat çekiyor ve insanları bu işlere teşvik ediyor. (bk. a.g.e., 270-271)

Selam ve dua ile…