Peygamberimiz, Safiyye annemizle olan evliliğinde neden iddet süresini beklememiştir?

# Peygamberimiz, Safiyye annemizle olan evliliğinde neden iddet süresini beklememiştir?

Soru 12 Punto14 Punto16 Punto18 PuntoYazdır[](http://www.sorularlaislamiyet.com/page_advice.php?title=Peygamberimiz, Safiyye annemizle olan evliliğinde neden iddet süresini beklememiştir?&url=http://www.sorularlaislamiyet.com//subpage.php?s=show_qna+and+id=90616)[Favori Sorularıma Ekle](http://www.sorularlaislamiyet.com/page_addbookmark.php?title=Peygamberimiz, Safiyye annemizle olan evliliğinde neden iddet süresini beklememiştir?&url=http://www.sorularlaislamiyet.com//subpage.php?s=show_qna+and+id=90616)
Kullanıcı Adırizaonursari Sorulma Zamanı04-Mayıs-2009 - 10:59:04
Soru
Sevgili peygamberimizin Safiyye annemizle olan evliliğinde iddet süresine riayet etmediğiyle alakalı sözler işittim. doğru mudur? Doğruysa iddet sevgili peygamberimiz için de geçerli midir?
Cevaplanma Zamanı14-Mayıs-2009 - 09:05:37
Cevabımız

Değerli Kardeşimiz;

Harp diyarından hicret edip Müslüman olarak İslam diyarına gelen kadınlarla da evlenilebilir. Cumhura göre bunların iddet süresini beklemeleri gerekir.

Ancak İmam-ı Azam, “Ey iman edenler! Mümin hanımlar size katılmak üzere hicret etmiş olarak geldiklerinde onları imtihan edin… Kendilerine mehirlerini vererek bu kadınlarla evlenmenizde bir sakınca yoktur. Siz de kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın. Onlara harcadığınız mehri, varacakları kâfir kocalarından isteyin…” (Mümtahine, 60/10) mealindeki ayete dayanarak, “Eşlerden biri, -Müslüman veya Zimmî olarak- harp diyarından çıkıp İslam diyarına gelir ve diğeri orda kalırsa boşanmış sayılırlar. Ve hamile olmadığı sürece, bir Müslüman, bu hicret eden kadınla, -iddet süresini beklemeden- evlenebilir” hükmüne varmıştır(bk. Alusî, ilgili ayetin tefsiri).

Şevkanî’nin bildirdiğine göre bazı alimler, ganimet malı olarak esir alınan kadınların hamile olmadıkları bilindiği takdirde istibra/iddet beklemelerinin gerekli olmadığı görüşündeler. Bu alimlerin başında İbn Süreyc, İbn Teymiye, İbn Kayyım gelir. (Neylu’l-Evtar, 6/741-742)

Hz. Safiyye b. Huyey’in asıl adı Zeynep’tir. O dönemde Arabistan’da reislere düşen ganimet hissesine Safiyye denilmektedir. Bu kadın da Resulullah’ın hissesine düştüğü için Safiyye adını almıştır.

Savaş sonrası Resulullah onu kendi nikahına alarak, yumuşamasını sağlamış oldu. Bu evlilikle de Yahudilerin önemli bir bölümüyle akrabalık kurulmuş, onların Müslümanlığı yakından tanımaları imkânı sağlanmış, düşmanların kötü bir kısım emellerinin, önceden bilinmesi kolaylaşmış ve Müslümanlığın sınırları bu vesileyle genişlemeye yüz tutmuştur.